Theme by: KDK
Üye Adı

Şifre


Ana Menü
Anasayfa
S.S.S
Linkler
Haber Kategorileri
İletişim
Ziyaretçi Defteri
Resimler
Arama Yap
Hakkımızda
Site Haritası
Sponsorlar
Üye Durumu
Çevrimiçi Ziyaretçiler: 1
Çevrimiçi Üye Yok

Kayıtlı Üyeler: 28
Son Üyemiz: Sakaryam_54
Sayac
Online Misafirler: 1
Online Üyeler:
Aktif üye yok


Kayitli Üyeler: 28
En yeni Üyemiz: Sakaryam_54

Bügünki Ziyaretcilerimiz: 76
Online Ziyaretciler: 1
Ayni anda en fazla Ziyaretci sayisi: 12
Bir Gün icinde en fazla Üye: 1305
Dün icin Ziyaretci Sayisi: 97
Bu ay Ziyaretciler sayisi: 794
Toplam Ziyaretciler: 60068

Son 24 Saat: 
























MINARELER
HaberlerMinareler

Minare; nur mevzii, ezan mevkii,
Minare; müezzinin çıkıp ezan okuduğu yüksek ince yapılı kule,
Minare; ateş kulesi anlamına da gelir.

Minare ilk baş da Mısır başkenti Kahire de Emevi döneminde inşa edilmiş olup, İslam’n ilk yılları olan Peygamber Efendimiz (a.s.m.) zamanında yoktur. Minarenin İslami değer açısında yeri daha çok siyasi ve askeridir. Elde edilen bölgedeki hâkimiyetinin simgesi olmasının yanında, kervanlara yol göstermesi, inananların ibadete çağrılması ve ibadet yerini göstermekten ibarettir.

Minareler aynı zamanda bir gözcü kulesi olarak da kullanılmıştır. Tıpkı kiliselere çan takılması gibidir. 14–15. asırda Türk akıncı birliklerinin saldırısını halka vermek ve daha sonra da Türklerle savaşların anısını canlı tutmak amacıyla daha çok askeri ve siyasi olarak kullanıldığı gididir. Kiliselerdeki çanlarında ibadet ve dini kurallarla hiç ilgisi yoktur.

Zamanla minareler camilerin zarafet abideleri olmuştur. Geometrik zarif şekilleriyle, şerefiyeleriyle camilerin kandillerini oluşturmuştur.
Şerefiyeler ise camilerin melodilerin yeridir. Şerefiyelerden müezzinler melodilik bir aşk ile şevk ile gönüllere seslenirlerdi. Şerefiyelerden yankılanan sesin yaklaşıp uzaklaşmasındaki ahenk ise ölüleri canlandırır, inananların kalplerindeki pasları silerdi.

Şimdilerde nerede o ahenkli melodilik ses?

Minareler zamanla hokka ve kalemi doruk noktasına, Ramazan mahyalarıyla taşımıştır. O mahyalar ki güzelliğin zarafetin timsali olmuş, birbirleriyle adeta yarışmışlardır. Ampulle değil su girmeyecek şekilde yapılan kandillerle yapılmış, kayan mahyalar, yanardöner mahyalar…

İsviçre’de yaşanan minare tartışmasının fikri değeri, ’’minare gölgesi’’ kadar, yer işgal eder.

Minarenin o daracık merdivenlerinden çıkıp, şerefiyelerden ezan okunmaz oldu. Yerine hoparlörler aldı. Desibelli hoparlörler… Sesi daha ileriye iletecekmiş...
Biz mi minarelerin ahengini kaybettik yoksa minareler mi bizi unuttu?


Şahadet parmağıdır, göğe doğru minare!
Her nakışta o mânâ: Öleceğiz ne çare?
Necip Fazıl Kısakürek
Yorumlar
Henüz bir yorum gönderilmemiş.
Yorum Gönder
Yorum Gönderebilmek için Üye Girişi yapmalısınız yada Sitemize Üye Olmalısınız.
Oylama
Sadece üyeler oylayabilir.

Lütfen Üye olun yada Üye girişi yapın.

Henüz bir oylama yapılmamış.
Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Şifre



Henüz ÜYE Olmadınız mı?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.

Şifremi Unuttum?
Şifrenizi öğrenebilmek için Buraya Tıklayın.
Anket
türkiyede ki anayasa refarandumuna hangi oyu verirsiniz

evet

hayir

cekimser

Ankete katılabilmek için üye olmanız yada üye girişi yapmanız gerekmektedir.