Theme by: KDK
Üye Adı

Şifre


Ana Menü
Anasayfa
S.S.S
Linkler
Haber Kategorileri
İletişim
Ziyaretçi Defteri
Resimler
Arama Yap
Hakkımızda
Site Haritası
Sponsorlar
Üye Durumu
Çevrimiçi Ziyaretçiler: 2
Çevrimiçi Üye Yok

Kayıtlı Üyeler: 28
Son Üyemiz: Sakaryam_54
Sayac
Online Misafirler: 2
Online Üyeler:
Aktif üye yok


Kayitli Üyeler: 28
En yeni Üyemiz: Sakaryam_54

Bügünki Ziyaretcilerimiz: 48
Online Ziyaretciler: 2
Ayni anda en fazla Ziyaretci sayisi: 12
Bir Gün icinde en fazla Üye: 1305
Dün icin Ziyaretci Sayisi: 104
Bu ay Ziyaretciler sayisi: 445
Toplam Ziyaretciler: 59719

Son 24 Saat: 
























BIR ANNENIN FEDAKARLIGI
Haberler Bir Annenin Fedakarlığı

--------------------------------------------------------------------------------

Bebegimi görebilir miyim?" dedi yeni anne. Kucagina yumusak bir bohça verildi ve mutlu anne, bebeginin minik yüzünü görmek için kundagini açti ve saskinliktan adeta nutku tutuldu!Anne ve bebegini seyreden doktor hizla arkasini döndü ve camdan bakmaya basladi. Bebegin kulaklari yoktu...Muayenelerde, bebegin duyma yetisinin etkilenmedigi, sadece görünüsü bozan bir kulak yoksunlugu oldugu anlasildi.Aradan yillar geçti, çocuk büyüdü ve okula basladi.Bir gün okul dönüsü eve kosarak geldi ve kendisini annesinin kollarina atti.Hiçkiriyordu... Bu onun yasadigi ilk büyük hayal kirikligiydi; Aglayarak "Büyük bir çocuk bana ucube dedi..."Küçük çocuk bu kadersizligiyle büyüdü. Arkadaslari tarafindan seviliyordu ve oldukça da basarili bir ögrenciydi.Sinif baskani bile olabilirdi; eger insanlarin arasina karismis olsaydi.

Annesi, her zaman ona "Genç insanlarin arasina karismalisin" diyordu, ancak ayni zamanda yüreginde derin bir acima ve sefkat hissediyordu.Delikanlinin babasi, aile doktoru ile oglunun sorunu ile ilgili görüstü; "Hiçbir sey yapilamaz mi?" diye sordu.Doktor "Eger bir çift kulak bulunabilirse, organ nakli yapilabilir" dedi.

Böylece genç bir adam için kulaklarini feda edecek birisi aranmaya baslandi.Iki yil geçti bir gün babasi "Hastaneye gidiyorsun oglum, annen ve ben, sana kulaklarini verecek birini bulduk ancak unutma bu bir sir" dedi.

Operasyon çok basarili geçti. Yeni görünümüyle psikolojisi de düzelen genç, okulda ve sosyal hayatinda büyük basarilar elde etti. Daha sonra evlendi ve diplomat oldu.Yillar geçmisti, bir gün babasina gidip sordu:
"Bilmek zorundayim, bana bu kadar iyilik yapan kisi kim? Ben o insan için hiçbir sey yapamadim... Bir sey yapabilecegimi de sanmiyorum" dedi

Babasi, "fakat anlasma kesin, su anda ögrenemezsin, henüz degil..."

Bu derin sir yillar boyunca gizlendi. Ancak bir gün açiga cikma zamani geldi... Hayatinin en karanlik günlerinden birinde, annesinin cenazesi basinda babasiyla birlikte bekliyordu.Babasi yavasça annesinin basina elini uzatti; Kizil kahverengi saçlarini eliyle geriye dogru itti; annesinin kulaklari yoktu.

"Annen hiçbir zaman saçini kestirmek zorunda kalmadigi için çok mutlu oldu" diye fisildadi babasi "..ve hiç kimse, annenin daha az güzel oldugunu düsünmedi degil mi?"

Gerçek güzellik fiziksel görünüse bagli degildir,ancak kalptedir!

Gerçek mutluluk, gördügün seyde degil, asil görünmeyen yerdedir...

Gerçek sevgi, yapildigi bilinen seyde degil, yapildigi halde bilinmeyen seydedir
ÖGRETMENIM
HaberlerÖĞRETMENİM

Anadolu’da başak başak.
Açan nadide çiçek öğretmenim.
Tarlaya,harmana, çiftte, sapana
Değer katan emek öğretmenim.

Yolsuz köylere yol olan,
Lambasız eve ışık saçan.
Karanlıkları güneş gibi kovan
Gönüllere sevgi katan öğretmenim.

Anadolu’yu bir baştan bir başa
Sarmaşık gibi sarıp dolaşan,
Zenginlikleri yoğurup hamur yapan,
Kalbi vatan diye atan öğretmenim.

Al bayrak bir meşaledir elinde.
Atatürk şarkı olmuş o güzel dilinde.
Memleketimin en ıssız yerinde
Sönmeyecek bir nur öğretmenim.

Ben,sen, o yok biz varız.
Binlerce çiçek açar sel olur çağlarız.
Şehit öğretmene hep yanar ağlarız.
Korku nedir bilmeyen öğretmenim.

24 Kasım başöğretmenin eseri.
Öğretmendir cumhuriyetin sadık neferi.
İlim’de, bilim’de, Fen’de hep ileri
Cehaleti yenecek güç öğretmenim.

Öğretmenlik kutsal, ulu bir meslek.
24 Kasım da hep bayram etsek.
365 günüde öğretmenler günü yapsak.
Ödenmez yine hakkın canım öğretmenim. .

Ozanın tellerinde türkün söylenir.
Yazarın kaleminde adın dillenir.
Gece gündüz eğitime,öğretime yönelir.
Sönmeyen bir mumdur öğretmenim.
Gönüllere akan pınardır öğretmenim

Kahraman VARDI
RESADIYE SEHITLERINE
HaberlerKara bulut üstümüzü örttü.
Her aileden bir can gitti.
Reşadiye’de figan semayı tuttu
Uyan Harun uyan şehit mi ? oldun.

Anamdan babamdan halellik aldım.
Asker oldum diye ne çok sevindim.
Kışlanın kapısına bir nefeste vardım.
Uyan Onur uyan şehit mi ? oldun.

Siyah bulut sarmıştı o gün havayı.
Çavuş onbaşı birlikte sardık kanayan yarayı
Son bir kez aramıştık sılayı.
Uyan Kemal uyan şehit mi ? oldun.

Biz biriz ayrımız yok olamaz.
PKK haindir vatanımı bölemez.
Şehitler ölü değil, asla ölemez.
Uyan Ferit uyan şehit mi ? oldun.

Dağlarda yankılanır Türk’ün sesi.
Hainin bölmeye yetmez nefesi.
Saflarda görmek isterim herkesi.
Uyan Yakup uyan şehit mi ? oldun.

Korku bilmez atam benim.
Kara toprakta binlerce yatan benim.
Edirne’den Ardahan’a bu vatan benim.
Uyan Cengiz uyan şehit mi ? oldun.


Geldi tabutlar sıra sıra dizildi.
Alnımıza şehitlik yazıldı.
Kabrimiz memlekette kazıldı.
Uyan Fatih uyan şehit mi ? oldun.

Kahraman VARDI
12.12.2009
niyeeeeeeeeeee
HaberlerNİYE

Sevmek varken,

İnsanı, hayvanı,tabiatı

Arkanı dönmek niye?

Kardeşlik varken,

Düşmanlık, kin, nefret niye?

Sevmek varken,

Ülkeni, bayrağını

Dört mevsim birlikte yaşanan,

Eşsiz vatanını,

Bölmeye çalışmak niye?

Sevmek varken,

Asker, polis

Çoluk, çocuk, yaşlı demeden

Öldürmek niye?

Kalleşlik niye?

Doğru, dürüst olmak ,

Alın terini, hakkın olanı yemek varken,

Hırsızlık, talan niye?

Kul hakkı, haram niye?



Güher Karanfil- 14.12.2009
ACIN BAKALIM
HaberlerAçın Bakalım

Bir açılım türküsü tutturdunuz sokakta
Hainler kahpelikle pusu kurmuş çatakta
Yedi kahraman genci şehit verdik Tokat’ ta
Açın siz kapıları, teröristleri salın
Açılım diyordunuz, al başınıza çalın.


Bu soğuk kış gününde sizinde içinize
Ateş düşsün diyorum, tuz olsun acınıza
Yavrum diye inleyin, ak düşsün saçınıza
Ben ne ettim! Diyerek derin efkara dalın
Açılım diyordunuz, al başınıza çalın.


Kanı yerde kalmaz ki ! nutuk çekin siz beyler
Yüreği yanan biziz. Diliniz yalan söyler
Mevlam sabırlar versin, neylerse güzel eyler
Millet artık sokakta, baş açık ayak yalın
Açılım diyordunuz, al başınıza çalın.

Şehit er Fatih Yonca, askerlik parasıyla
Evine yardım etmiş, vuruşmuş yarasıyla
İnsansanız utanın, gidin yüz karasıyla
Bir şehidin evine, kabul ederse kalın
Açılım diyordunuz, al başınıza çalın.

Çanakkale 15/12/2009

ACILIMIN SEHIDIDE OLURUM
HaberlerAÇILIM ŞEHİDİ DE OLURUM..


AÇILIM ŞEHİDİ DE OLURUM..

Benden sorulur vatan,her karışın da toprak
Asker doğdum anamdan, gene asker ölürüm
Bayrağımız inmesin, kalmasa da tek yaprak
Gerekirse AÇILIM, şehidi de olurum...

Dağlara mesken kuran, çakallar ürüyormuş
Haddini aştı gider, sonunu görüyormuş
Polisime taş atan, çocuklar oluyormuş
Gerekirse AÇILIM, şehidi de olurum..

Bu vatan, bu bayrağı, bırakmam soysuzlara
Bu milleti yar etmem, imansız huysuzlara
Muhterem acdadımın, ahıdır vaysızlara
Gerekirse AÇILIM, şehidi de olurum...

Osmanlı, Çanakkale, yetmiyor mu bir düşün?
Bu bilek bükülemez, git çöplüğün de eşin
Anladık istediğin, okkalı şamar peşin
Gerekirse AÇILIM, şehidi de olurum...

Ağla anam sessizce, beddua et zalime
Her sıkılan kurşun da, intizardır halime
Emanetim yavrular, selam var helalime
Gerekirse AÇILIM, şehidi de olurum...

sana haram olacak, Ülkemin güneşi, ayı, yıldızı, havası, suyu..

sen kendi elinle deştin kendi kuyunu..

12-ARALIK-2009
KARDESTIK BIR ZAMANLAR
HaberlerKARDEŞTİK BİR ZAMAN NE OLDU BİZE?

Ben kürdüm
O çerkez
sense laz
Kız alıp kız verdik
Akrabayız biraz
Ortak torunlarımız var
Damarlarında ortak kan
Kürt ne kadar TÜRKSE
Türk te kadar KÜRTTÜR
Yaşadığımız yerse aynı vatan..
Fıkralarımız vardı;
Hassolu memolu..
Kürt mehmetli nöbetli..
Hele o asker arkadaşıydık
Aynı bölükte eğitim
Aynı karavanadan yemek
Acıkır bölüşürdük ortadan
Yarım yarım bir ekmek..
Diyarıbekir’li Ali Çelik
Adana’lı Cengiz Yanık
Samsun’lu Kemal Yeniay
Ecebat’lı Ali Candan
Gökçeada’da yaptılar askerliği
Hala birbirinin kardaşı..
Ne oldu bize?
Neden bu ayrı bu gayrı
Bu kin bu düşmanlık neden?
Oysa bu topraklar banada yeter
Sanada..
Gel kardeşim
Önce yüreklerimizi
Kenetleyelim
Sonra ellerimizi
Aynı camide aynı kıbleye
Saf duralım..
Bir Allah..
Hepimize yeter..

Cengiz YANIK
17.12.2009 SAAT:01.42 ADANA
YIGIDIM (SEHITLERIMIZE)
HaberlerOğlun oldu dediler müjdeyi istediler,
Kucağıma verdiler, aslan oğlum yiğidim.
Ezanı okudular adı mehmet dediler,
Büyüdü adam oldu ele gelmez yiğidim,

Yaşı geldi yirmiye istediler askere,
Aldı haberi durmaz, çağırdılar bir kere,
Giyince elbiseyi maşallah kırk bin kere,
Vatan sana emanet nöbete git yiğidim.

Gecesi ve gündüzü fark etmez onun için,
Dağlar,taşlar,tepeler hepsi de onun için,
Ruhuna işlemiştir her şeyi vatanı için,
Vatan için ölmeye hazır benim yiğidim.

Ecdadından kalmadır şerefiyle savaşmak,
Yoktur hiç inancında mazlumlarla uğraşmak,
Hele çoluk,çocuğa,yaşlılara bulaşmak,
Kahbeliğe,mi asla meyil etmez yiğidim.

Rezil kandil dağları hep çakal yuvaları,
Sürü halde gezerler köyleri ovaları,
Mazlumun kanlarıyla doludur yuvaları,
İninizde vuracak sizi aslan yiğidim.

Yiğidim yiğitlerim hepsi ALLAH katında,
Toplandılar bir bütün nazlı hilal altında,
Tek yürek ant içtiler ay yıldızın altında,
Vatan bayrak bizimdir haykırdı yiğitlerim.

Puslu sisli bir hava az görüş mesafesi,
Birbirine karışmış çakalların nefesi,
Şerefsizce kalleşce saldırmak felsefesi,
Çakallara yem oldu yedi aslan yiğidim.

Öyle bir imandır,ki eksilmez kalplerinde,
Tekbiri ilahidir düşmez hiç dillerinde,
Şahadet şerbeti,de hazırdır ellerinde,
Vatan bayrak uğruna şehittir yiğitlerim

Hüseyin Zarar

MEHMETLER ÖLMEZ
HaberlerMEHMET ÖLMEDEN !!

TÜRK İSTİKLALİNİN TEMSİLİ BAYRAK
YERLERE DÜŞER Mİ MEHMET ÖLMEDEN
APO VE ARDINDA ÜÇ-BEŞTE YAVŞAK
YURDUMA GİRER Mİ MEHMET ÖLMEDEN

ADIMIZ HACI OSMAN,YUSUF,HAKAN’DA OLSA
MEHMETÇİK DİYORLAR ASKER OLUNCA
ŞEHİTLER DİYARI BU TOPRAKLARA
HİÇ DÜŞMAN GİRER Mİ MEHMET ÖLMEDEN

CENNETTEN KÖŞEDİR BU EŞSİZ VATAN
KANIYLA SULAMIŞ ECDADIN-ATAN
DÜŞMAN KARŞISINDA OLURUZ ARSLAN
YOLUNDA DÖNER Mİ MEHMET ÖLMEDEN

HACI OSMAN ŞAHİNTÜRK
MINARELER
HaberlerMinareler

Minare; nur mevzii, ezan mevkii,
Minare; müezzinin çıkıp ezan okuduğu yüksek ince yapılı kule,
Minare; ateş kulesi anlamına da gelir.

Minare ilk baş da Mısır başkenti Kahire de Emevi döneminde inşa edilmiş olup, İslam’n ilk yılları olan Peygamber Efendimiz (a.s.m.) zamanında yoktur. Minarenin İslami değer açısında yeri daha çok siyasi ve askeridir. Elde edilen bölgedeki hâkimiyetinin simgesi olmasının yanında, kervanlara yol göstermesi, inananların ibadete çağrılması ve ibadet yerini göstermekten ibarettir.

Minareler aynı zamanda bir gözcü kulesi olarak da kullanılmıştır. Tıpkı kiliselere çan takılması gibidir. 14–15. asırda Türk akıncı birliklerinin saldırısını halka vermek ve daha sonra da Türklerle savaşların anısını canlı tutmak amacıyla daha çok askeri ve siyasi olarak kullanıldığı gididir. Kiliselerdeki çanlarında ibadet ve dini kurallarla hiç ilgisi yoktur.

Zamanla minareler camilerin zarafet abideleri olmuştur. Geometrik zarif şekilleriyle, şerefiyeleriyle camilerin kandillerini oluşturmuştur.
Şerefiyeler ise camilerin melodilerin yeridir. Şerefiyelerden müezzinler melodilik bir aşk ile şevk ile gönüllere seslenirlerdi. Şerefiyelerden yankılanan sesin yaklaşıp uzaklaşmasındaki ahenk ise ölüleri canlandırır, inananların kalplerindeki pasları silerdi.

Şimdilerde nerede o ahenkli melodilik ses?

Minareler zamanla hokka ve kalemi doruk noktasına, Ramazan mahyalarıyla taşımıştır. O mahyalar ki güzelliğin zarafetin timsali olmuş, birbirleriyle adeta yarışmışlardır. Ampulle değil su girmeyecek şekilde yapılan kandillerle yapılmış, kayan mahyalar, yanardöner mahyalar…

İsviçre’de yaşanan minare tartışmasının fikri değeri, ’’minare gölgesi’’ kadar, yer işgal eder.

Minarenin o daracık merdivenlerinden çıkıp, şerefiyelerden ezan okunmaz oldu. Yerine hoparlörler aldı. Desibelli hoparlörler… Sesi daha ileriye iletecekmiş...
Biz mi minarelerin ahengini kaybettik yoksa minareler mi bizi unuttu?


Şahadet parmağıdır, göğe doğru minare!
Her nakışta o mânâ: Öleceğiz ne çare?
Necip Fazıl Kısakürek
ACILIMIN ACILIMI
Haberler“AÇILIM”IN AÇILIMI


Son günlerde bir türkü söylenir dilden dile,
Yattik açilim ile, kalktik açilim ile.
Bu kadar açilmadi geçmiste Yunan bile,
Bin senelik emege kiymaktir bu açilim,
Türkiye’de Türk’ü yok saymaktir bu açilim.

Açilim diye diye yeni bir yol tutturduk,
Ardindaki niyeti güya halka yutturduk.
Teröristle devleti masaya otutturduk,
Egemenlik hakkindan caymaktir bu açilim,
Türkiye’de Türk’ü yok saymaktir bu açilim.

Hirsizligi önleyin, açilim neyinize?
Sarilirmis yilana, düsen insan denize.
Kaçacak delik bulun simdiden kendinize,
Birligime dinamit koymaktir bu açilim,
Türkiye’de Türk’ü yok saymaktir bu açilim.

Sehitlige ugrayin hazir açilmis iken,
Var mi sülalenizden evlat acisi çeken?
Lokma bogaziniza durdu mu yemek yerken?
Kanayan yeri hâlâ oymaktir bu açilim,
Türkiye’de Türk’ü yok saymaktir bu açilim.

Insallah açilirsa bir gün milletin gözü,
Bulur size ERBABI söyleyecek son sözü.
Türk’e yamuk yapana dar gelecek yeryüzü,
Baska açilimlar da(!) duymaktir bu açilim,
Türkiye’de Türk’ü yok saymaktir bu açilim.

12 / 08 / 2009
OZAN ERBABI – KAYSERI
Sayfa 4 - 14 < 1 2 3 4 5 6 7 > >>
Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Şifre



Henüz ÜYE Olmadınız mı?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.

Şifremi Unuttum?
Şifrenizi öğrenebilmek için Buraya Tıklayın.
Anket
türkiyede ki anayasa refarandumuna hangi oyu verirsiniz

evet

hayir

cekimser

Ankete katılabilmek için üye olmanız yada üye girişi yapmanız gerekmektedir.